
19. yüzyıl ortasında modernleşmenin ilk adımları Paris tarzı kafelerin Pera sokaklarında açılmasıyla atıldı, ardından bu mekanlar İstanbul'a özgü pastane kültürüne dönüştü. Sakızlı şekercilerden Patisserie de Pera'nın Avrupa şıklığına, Hacı Bekir'in lokum kutularından Saray'ın özel mandırasına, Harry Lenas'ın cup grillé'sinden Café Riche'in alafranga masalarına, Sait Faik'in Lebon köşesinden İnci'nin profiterol kuyruğuna, sumadalı nişan ziyaretlerinden Pazar pasta geleneklerine, Beyoğlu'nun kozmopolit vitrinlerinden mahalle pastanelerinin sütlaçlı sadeliğine, Rum, Ermeni, Yahudi ustaların ortak mirasından cumhuriyet şehirlerinin modernleşme sahnelerine, edebiyatçıların sohbet masalarından kadınların kamusal alan görünürlüğüne, iki yüz yıllık tatlı hafızanın kapısını aralıyor, pastane kültürünü konuşuyoruz